Hüseyin Rahmi Gürpınar Kimdir?

Mehmet Sait Paşa’nın oğlu olan  Hüseyin Rahmi Gürpınar, rüştiyede ikinci sınıfındayken resmî dai­relere kâtip yetiştiren Mahrec-i Aklam’a geçiş yaptı. Okul ida­diye çevrilince Abdurrahman Şerefin aracılığıyla Mülkiye’ye girdiyse (1878) de, hastalığı nedeniyle ikinci sı­nıftan ayrıldı. Adliye Nezareti Umur-ı Cezaiye Kalemin’de, İkinci Ticaret mahkemesi aza mülazımlığında, Nafıa Nezareti Tercüme Kalemi’nde bulundu. Tercü­man-ı Hakikat te başladığı (1888) yazarlık uğraşını İk­dam’da sürdürdü (1894). Alafranga adlı romanı İk­dam’ da tefrika edilirken sansür tarafından yasaklanınca (1901), Meşrutiyet’e kadar kitap yayınlamadı. Meşruti- yet’te yayın yaşamına yeniden girip Ahmet Rasim’le Boşboğaz adlı mizah gazetesini çıkardı (1908). Dergisi­nin kapatılması üstüne, Heybeliada’da yaptırdığı köşke çekilip (1912), yengesi, yengesinin kızı ve çocukluk ar­kadaşı Miralay Sadıkla toplumdan uzak yaşamayı yeğ­ledi. Yaşamının son yıllarında Kütahya milletvekilliği yaptı (1936-1943).

Gerçekçi ve doğalcı bir roman anlayışını savunan Hüseyin Rahmi Gürpınar, toplumsal yaşayışta Tanzi­mat’la başlayan ikiliği, toplumsal yapıdaki değişmeleri konu almış, konaklarda, yalılarda yaşayan insanlardan, kenar mahallelerdeki yoksullara kadar, toplumun her sınıfından kişiyi romanlarında yaşatmıştır. Sanatın top­lumsal bir yarar sağlaması gerektiğine inandığı için doğ­rudan doğruya halka seslenme, halkı eğitme yolunu seçmiş, daha kolay okunmak amacıyla mizaha başvu­rarak, konuşmalarda taklide yer vermiştir. Gözlemin önemli bir yer tuttuğu romancılığında, yaşamın bütün yönlerini başarıyla yansıtmış, Eski İstanbul’un insanları­na romanlarında kendi çevreleri, gelenek ve görenek­leri, inançları, duyguları, düşünceleri, dilleri, her çeşit özellikleriyle yer vermiştir. Yapıtlarının bir çoğu basılmış veyalınlaştırılmış. “Hüseyin Rahmi Gürpınar Külliyatı” adıyla Hilmi Kitabevi tarafından basılmıştır.

Başlıca romanları:

Şık( 1889),

İffet (1896),

Mürebbiye (1899),

Metres (1899),

Nimetşinas (1901),

Şıpsevdi (1911),

Şık (1911),

Cadı (1912),

Hayattan Sayfalar (1919),

Efsuncu Baba (1924),

Ben Deli miyim? (1925),

Kaynanam Nasıl Kudurdu (1927),

Kokotlar Mektebi (1928),

İki Hödüğün Seyahati (1933),

Utanmaz Adam (1934).

Başlıca öyküleri:

Kadınlar Vaizi(1920),

Namusla Aç­lık Meselesi (1933),

Eti Senin Kemiği Benim (1963), vb.

Başlıca oyunları: Hazan Bülbülü (1916),

Kadın Er­kekleşince (1933), vb.

Makaleleri:

Müntehabat-ı Hüseyin Rahmi (2 cilt, 1889),

Cadı Çarpıyor (1913), Şakavet-i Edebiye (1913; son iki kitap Cadı romanı dolayısıyla çıkan eleştirilere verdiği iki uzun yanıttır).

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir